Zumbara olarak alternatif ekonomiler, paylaşım ekonomisi, eşler arası sistemler vb. konularda farkındalık yaratmayı bir görev sayıyoruz. Bu alanlarda içerik yaratmaya, çeviriler yapmaya ve dünyada neler oluyor’u sizlere aktarmaya çalışıyoruz. Bu amaçla Türkiye’de bu alanda çalışan kişilerin yarattığı içeriği de sizlerle paylaşıyor olacağız. Bugün sizinle paylaşmak istediğimiz yazı, bu alanda çalışmalar yapan Aslı Tosuner’in ortak kullanım hareketi adlı blogundan bir yazı. Bu hareketin facebook sayfasını da takip etmenizi öneririz. Aslı Tosuner’in ortak kullanım ağları ile ilgili yazısını aşağıda bulabilirsiniz:

Ortak Kullanım Ağları, yeni yükselen bir paylaşım ve takas hareketidir. Rachel Botsman’ın 2010 yılında kişilerarası kiralama, paylaşma, takas etme, ödünç verme gibi eylemlere olanak veren yapılara sahip web sitelerini “collaborative consumption networks” olarak adlandırıp bir hareket haline getirmesiyle ruh kazanmış ve yayılımı hızlanmış bir harekettir. Rachel Botsman ve Roo Rogers bu hareketin ne boyutta olduğunu ve niteliklerini, yararlarını, nedenlerini açıkladığı bir de kitap yazdılar: What’s Mine is Yours(Benim olan Senindir).

Benim olan Senindir, adından da anlaşılacağı üzerine, sahip olmanın değil erişim ve kullanımın değerli olduğu bu yeni kültürün en basit ifadesidir. Bugüne kadar varoluşumuzun “tüketmeden” olamayacağı, bu davranış biçiminin insanlığın özünde olduğu, kendimizi başka türlü ifade edemeyeceğimiz yanılsamasıyla yaşadık ve sürekli tükettik.

Oysa tüketimin, fiziksel bir ihtiyacın karşılanmasından çıkıp duygusal tatmine dönüşmesinin tarihi aslında çok kısadır. Binlerce yıllık insanlık tarihinde sadece  50 yıllık bir süreci, insanoğlu tüketim merkezli yaşamıştır.  Bu hale gelinmesi de mallara “sahip olmanın”, kendini ifade etme, kimliğini dışarıya yansıtma, güvende hissetme, özel hissetme gibi çeşitlendirilebilecek duygusal ihtiyaçların tatmini sebebiyle olmuştur. Tabi ki bu yönlendirmede, reklam ve pazarlamanın etkisi çok büyük, ancak bu başka bir yazının konusu…

Ortak kullanım ağlarına somut örnekler verebilmek için Rachel Botsman’ın oluşturduğu üç kategorinin içeriğine bakmak gerekir: Ürün Servis Sistemleri, Yeniden Dağıtım Pazarları ve Ortaklaşa Yaşam Tarzları.

  • Ürün Servis Sistemleri (Product Service Systems): Ana fikri, bir ürüne sahip değil ondan yararlanmaktır. Bir şirket veya kişi sahip olduğu ürün veya ürünleri diğer insanların kullanımına açar, bu kullanım paralı da olabilir parasız da. Ürüne erişmek ve ihtiyacını karşılamak önemlidir. İki tür ürün servis sistemi vardır. Birincisi, servis anlayışı çerçevesinde çok sayıda insanın bir ürünü kullanması. İkincisi ise sahip olunan ürünlerin tamir ve bakımının sağlanıp ömürlerinin uzatılmasıdır. Her türlü amaç para tasarrufu, maksimum kullanırken minimum tüketmek. İnternetten film kiralama ve araba paylaşım siteleri en yaygın ürün servis sistemleridir.
  • Yeniden Dağıtım Pazarları (Redistribution Markets): Bir ürünün döngü halinde kullanıldığı pazarlardır. Kullanılmayan eşyalar çöp olmak yerine, başka bir insanın ihtiyacını karşılar. Bu sebeple esas fikir, herşeyin gerekli olduğu ve bize yaramayan bir eşyanın başkasının arayıp da bulamadığı bir şey olabilmesidir. En gereksiz bulduğumuz eşyanın bile alıcısı çıkabilir, denemeden bilemeyiz. İkinci el ve takas pazarları buraya aittir. Ebay ve Freecycle Network en büyük örneklerdir.
  •  Ortaklaşa Yaşam Tarzları (Collaborative Lifestyles): Beceri, yetenek, bilgi, boş alan, zaman değiş tokuş edilmesi ve paylaşımasıdır. Ortak çalışma alanları, ürünün paylaşıldığı ortak bahçeler, para yerine zaman kullanan sistemler, ortak kullanım yaşam tarzları adı altında gruplandırılmıştır. Bu sistemleri kullanmaya başladığımız anda ortak kullanım kelimenin tam anlamıyla yaşamımıza yerleşmeye başlar ve yaşamımızı değiştirir.  Çünkü genelde bu alandaki değiş tokuşlar doğası gereği daha fazla yüzyüze iletişim ve ilişkilerin sürekliliğini gerektirir. Bu sebeple sosyalleşmeyi ve diyaloğu arttırır. Türkiye’den Zumbara örneği gibi zaman bankaları, Couchsurfing, Hub Culture gibi sosyal alanlar örnek verilebilir.

Bu sistemlerin her biri ayrı bir yazı konusu olacak kapasitede detaya ve inceliklere sahiptir. Özellikle önemli örnekler, tek tek incelenecektir.

Ortak kullanım ağlarının sayıları giderek artmakta. Ekonomik kriz, insanları alternatif arayışlara yöneltse de tek sebebi bu değil. İnsanların fazla bireyselleşmesi, birbirinden uzaklaşıp yalnızlaşması, komşusunu dahi tanımaması da ortak kullanım fikrinin heyecan yaymasının bir sebebidir. Öyle ki, sadece mahalledeki insanlara yönelik ve onların birbirine yardım edebilmesi ve birbirini tanıyabilmesi için kurulmuş ortak kullanım siteleri vardır. İnsanlar artık birbirine güvenmek istiyor. Ve sürekli daha fazlasına sahip olmanın hem mutluluk getirmediği anlaşıldı, hem de insanlar yaşam tarzlarının dünyaya verdiği zararı yavaş yavaş görmeye başladılar.

Bu sebeple, bu hareket her geçen gün daha fazla insana ulaşmakta ve yaşam tarzımızı değiştirmek ve ilişkilerimizi yenilemek için bir umut vaatmektedir. Hareketi adlandıran Rachel Botsman ve ekibi hazırladıkları videoda “Hiper tüketim bitti, 21. Yüzyıl ortak kullanım zamanıdır” demekte ve gelecek değişimi müjdelemektedir.

Aslı Tosuner; meraklı, heyecanlı, yenilikçi, araştırmacı, bazen çenesi düşük, çokça hayalperest, ortak kullanım ağları üzerine Türkiye’de yüksek lisans tezi hazırlayan ilk ve tek kişi.

Don’t you feel the change that we are all passing through? Don’t you just want to choose another life style and be able to live that life? Yes, a lot of changes are happening and as Rachel Botsman is saying most probably it will be considered as a revolution! We are witnessing different times, how lucky we are!

We want to share with you the TED video of Rachel Botsman: The case for collaborative consumption. Whenever we see, read, listen these kind of speeches, people, conversations and videos we feel like we are not alone to see this huge change and feel with more power to continue!So we want to share with more people for the same reason.

We recommend you to listen the video as she is talking about the power of internet to create a marketplace to connect haves and wants, the role of technology to enable trust between strangers as through web we leave our track by creating a reputation depending on how well we collaborate, creating economy of what is mine is yours, passing from the era of hyper consumption to collaborative consumption, new models of redistribution markets, collaborative life styles (including time banking) and product service systems, the pure necessity of the consumers that we do not want stuff what we want is our needs and experiences: so not the CD but the music, not the DVD but the movie etc. and so access is better than the ownership…

And we want to end with the words of Rachel Botsman:

“I believe we are actually in a period where we are waking up from this humongous hang over of emptiness and waste and we are taking a leap to create a more sustainable system build to serve our innate needs for community and individual identity. I believe it will be refer to as a revolution so to speak. When society faced with great challenges made a seismic shift from individual getting toward a rediscovery of collective good. I am on a mission to make sharing cool, to make sharing hip. Because I really believe it can disrupt our outdated business and help us leapfrog over wasteful forms of hyper consumption and teach us when enough is really enough.”

We share her mission to reach the ability to say that it is enough and we already have what we need!