Daha 20’li yaşlarda idim. Okurken sayfaları arasında kaybolduğum bir kitap; “Para kazanmak zorunda olmasaydın şu an ne yapıyor,nasıl yaşıyor olurdun?” diye sordu birden bire. Ayracı koydum o sayfaya,kapattım kitabı da,gözlerimi de. Gerçekten gerçek ben ile tanışmak için enfes bir soruydu.
Lidyalılar şu küçük metal şeyi bulmadan önce yaşamalıydım diye düşündüm. Ruhlarımız,yaşamlarımız, zamanımız ziyan oluyor,yitip gidiyor ne olup bittiğini anlayamadan.Yaşamı bu kadar zor yapan mevcut ekonomik sistem, her şeyimizi,resmen “bizi bizden çalıyor”.
Sağ olsun Zumbara öyle bir proje hayata geçirdi ki…Sadece servis değiştirmiyoruz bence. İşe yaramak, faydalı olmak, paylaşmak… Ne kadar ihtiyacımız olan duygular değil mi? Verirken mutlu olabilmek değil mi aslolan?
Ruhunu mutlu edebilmek,hem çok kolay hem de çok zor. Ben kolay yolu buldum. Üç servis değişiminin üçünde de ruhumu mutlu ettiğimi hissettim. Hiç önemsemediğiniz bir becerinizin,özelliğinizin başkası için anlık ama önemli bir gereklilik olduğunu görmek önemli bir detay bence. Bir avize takmak benim için sıradan ve basit bir beceri ama Ayşegül’ün avizelerini taktıktan sonra bu sıradan ve basit becerinin işe yaradığını görmek kendimi sevebilmek ve takdir edebilmek için iyi bir neden olabileceğini hissettim.Çünkü böyle hissettirildim.
Zumbara’da aldığım İnovasyon Metodolojileri eğitiminde de Takas Şenliğinde de verdiğimiz ve aldığımız servislerin ve eşyaların ötesinde bir şeyler vardı gönlümüzde,oralardan ayrılırken.
Aldığım şeylerin bedava olması değildi beni mutlu eden. Bu cümle Zumbaracı olmayanlara enteresan gelebilir? Zumbara dünyasındaysanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Veren kişinin verdiği eğitimin, eşyanın sana gönülden verildiğini hissediyorsun. Hani derler ya; “Aurası bile farklıydı”.
Ne zaman bir şeylere ihtiyacım olsa Zumbaracı tarafım su yüzüne çıkıyor. Pilates dersleri verdiğim,masaj yaptığım müşterilerimle bir çok kez takas yöntemi ile ihtiyaçlarımı karşıladım.Televizyonumu,bazı kıyafetlerimi, mobilyalarımı, sigortalarımı hatta arabamı bile masaj ile ödedim. Bar işleten bir öğrencim sayesinde gece gezmelerimi bile pilates ile ödüyorum. Bir bankada şube müdüründen bireysel kredi bile aldım. Krediyi kendi adına aldı ben pilates ile ödedim. Şimdi bekliyorum Ali Ağaoğlu müşterim olursa affetmem ev bile alırım.:)
Tamam şu anda belki tüm yaşamımızı ve ihtiyaçlarımızı Zumbara ile karşılayamayız. Şu anda Zumbara’nın 280 kullanıcısı var,28 bin yada 28 milyon kullanıcı olduğunu düşünsenize.Yaşamınızın ne kadar kolaylaşabileceğini ve size bir şeyler verdiği için mutlu olan Zumbaracı dostlarınızı düşününce bu,”GERÇEK BİR DÜNYA OLUR”.
Belki bizim göremeyeceğimiz yakın bir tarihte dünya farklı bir yer olacak. O farklı dünyanın oluşmasında belki ilk adımları biz
atıyoruz,belki ilk ışıkları biz ve bizim gibi oluşumlar yakıyor’un sadece fikri bile güzel. Herşey üç beş kişiyle başlamaz mı zaten.
Altan Bölük
Reklamlar

Cumartesi gününü Zumbara paylaşımları ile geçirmek, kesinlikle günü daha güzel yapıyor. Günün sonunda işe yarar hissetmek, tatmin olmak, yeni arkadaşlıklara başlamak, bol bol muhabbet, yeni şeyler öğrenmek, sorunlarınıza çözümler bulmak, ve yüzünüzde kocaman bir gülümseme…Bunlar sadece Zumbara paylaşımının size getirdiklerinden bazıları!

Bayram öncesi, Altan Bölük ve Ayşegül Güzel (yani ben), Ayşegül Güzel’in evinde buluştular. Bilenler bilir evimde ne zamandır bir tadilat havası vardı, ve gerçekten ustalardan inanılmaz derecede sıkılmıştım. Güven duygusu ustalar ile aramda hiç mi hiç bulunmayan bir duyguydu ve bu beni gerçekten rahatsız etmeye başlamıştı. Ama takılması gereken bir kaç avizem kalmıştı, o kadar.  O zaman ben de çözümü Zumbara’da buldum:

Zaten Altan ile Zumbara üzerinden konuşuyorduk. O bana pilates dersi verecek, ben de ona inovasyon metedolojileri hakkında bilgilendirme de bulunacaktım. Sonuç süper oldu. Gelmişken avizelerimi de taktı, ve dolu dolu bir gün geçirdik. Ben 1 saat kazandım, Altan’a da 2 saatlik ödemede bulundum ve  gerçekten kendimi çok iyi hissettim, birine küçük de olsa bir yardımım dokubildiği için. Aynı zamanda evimdeki tadilat sonuçlanmış oldu ve tüm bu stresi atmak için pilatesden daha iyisi olamazdı galiba 🙂