Bugün oyunumun ilk günü. Kelebek etkisi deneyimi için ilk görev tamamlandı! Basit bir tesadüf gerçekten basit bir tesadüf müdür? adlı yazımda yazdığım gibi telefonumu aldım ve Z’dan A’ya taramaya basladım. Ü harfi üniversiteden mezun olduktan sonra çalıştığım şirketin ilk harfi olduğu için, aynı yerde çalışmaktan çok zevk aldığım ve yıllardır konuşmadığım iki arkadaşımı aradım. Birine ulaşılamıyordu, diğeri ise açmadı. Sonra S harfinde liseden bir arkadaşımı hatırladım. Telefonu artık kullanılmıyordu 😦 Yılmadım M harfine kadar devam ettim. M’de Melda adlı tatlı mı tatlı, üniversitedeki staj dönemlerimde tanıştığım bir arkadaşımı aradım. İlk önce beni tanımadı:) Ya Melda sen beni çok severdin diye kendimi hatırlatmam gerekti. Bir kaç ipucu sonrası eski günler, hayattaki yeni yolculuklar, bol bol gülümseme ve kahkahalarla dolu bir telefon konuşması geçirdim.

Telefonu kapatmadan kendisine oyunumdan bahsettim. O da aynı şeyi yapacağını söyledi. Yani çifte kelebek etkisi 🙂 Bakalım neler getirecek. Belki cevabını hiç bir zaman öğrenmeyecek olsam da bana göre hava hoş. Acayip eğlendim. Yarın oyunuma devam edeceğim. Hala ne yapacağımı bilemesem de… Fikri olan?

Zumbara serüvenim boyunca bir çok servis aldım, bir çok servis verdim. Afrika davulu dersi, pilates seansı, masaj, inovasyon danışmanlığı, empatik araştırma yöntemi, Barselona’da nereler görülmeli, sosyal medya stratejisi, permakültüre giriş, alternatif ekonomiler vs.

Amacım yaptığım paylaşımların listesini tutmak değil ama sıklıkla yaşamaya başladığım bir tecrübeyi anlatmak. Kelebek etkisi, karma teorisi veya halk dilinde “iyilik yap, iyilik bul” denklemi son zamanlarda çok ilgimi çekmekte.

Şöyle anlatayım. Üniversitelerin final döneminde görme engelli olan bir Zumbaralıya ders notlarını okuyarak yardım ettim (Bu sırada geçen yıl kaldığı dersten bu yıl sınıfın en yüksek notunu almış!). Buraya kadar her şey normaldi. O gece eve geç dönüyordum. Eve dönüş yolunda karanlık sokakta yürürken yanımda duran arabayı kullanan kadının şu sözleriydi benim ilgimi çeken: “Afedersiniz. Umarım korkutmuyorumdur. Bu yol çok karanlık oluyor da, ben gece yürürken bazen korkuyorum. İsterseniz arabamla sizi evinize kadar bırakabilirim.” İlk tepkim “ne iyi insanlar varmış bizim mahallede de” oldu ve eve kadar arabasında keyifli ve huzurlu bir muhabbet geçirdik.

Ancak Zumbarada yaptığım servis değişimleri arttıkça bu tür olaylara ilgim ve şaşkınlığım daha da artmaya başladı. Geçenlerde yine Skype üzerinden “Barselonada nereler görülmeli” diye bilgi paylaşımı yaptığım gün yol sorduğum başka bir kişi taksiyle kendisinin de oraya gideceğini istersem beni bırakabileceğini söyledi.

İşin ilginç tarafı bu tesadüfleri diğer Zumbaralıların da yaşadıklarını söylemeleri. Online satış konulu bir servis değişimi yapan Zumbara kullanıcısı, aynı gün tamamen tesadüf eseri ayakkabı fabrikası olan bir kişiden bu konuda danışmanlık vermesi için iş teklifi almış.

Örnekler o kadar çok ki. Ne yalan söyleyeyim, öncesinde basit bir tesadüf diyerek beni gülümseten bu rastlantılar şimdilerde içimde “neler olacak acaba?” sorusunu cevaplayabilmek için bir oyuna döndü.

Oyun basit. Her yeni gün diğer insanları-dolaylı olarak da kendimi- iyi hissettirebileceğim aksiyonlar bulacağım ve kelebek etkisi veya karma teorisinin hayatımdaki etkisini gözlemleyeceğim.

Bu oyuna katılmak isteyen olursa diye günlük aksiyonlarımı ve gözlemlediğim etkileri de sizlerle paylaşacağım.

Evet, hadi bakalım başlayalım o zaman. İlk aksiyonumu yapması çok kolay-böylelikle bahaneye yer kalmayacak- olduğu için seçiyorum. Bugün cep telefonumu alıp Z’den A’ya tek tek kişilere bakacağım ve ne zamandır aramadığım bir kişiyi arayıp halini hatrını soracağım. Bakalım neler olacak?

Günlük aksiyonlara önerileriniz veya paylaşmak istediğiniz gözlemleriniz olursa yorumlarınızı bekliyorum!

Bol oyunlu bir gün geçirmeniz dileği ile!