Cihan İlhanlı, kendi tasarladığı ve ürettirdiği farklı alanlardaki ürünleri internet üzerinden satarak ‘serbest meslek’in getirdiği özgürlüğün tadını çıkardı. Şimdilerde değişik renklerdeki ahşap kaplamaların kesilip iç içe yerleştirilerek ağaçların doğal renkleri ile yapılan bir oyma sanatı olan “Marküteri Sanatı” ile kendi yolunu çizme macerasına devam ediyor. O bir tasarımcı, girişimci, jonglör, capoeirista ve ip cambazı.
Neden Zumbara dünyasında olmak istiyorsun?
Çünkü içinde para yok. İçinde para olmayan her yerde samimiyet olduğunu ve işin içine para girmeye başladığında da ilk giden şeyin samimiyet olduğuna inanıyorum.
Aynı zamanda benim içinde bulunduğum jonglör topluluğu (Poi Art) tam bununla ilgili. Bilenlerin bilmeyenlere öğrettiği, inanılmaz bir topluluk duygusu var. Bu duygunun Zumbara aracılığı ile daha büyük kitlelere yayılma ihtimali heyecan verici.
Zumbarayla nasıl tanıştın?
Sevdiğim bir arkadaşlarımın önerisi ile NetSquared İstanbul toplantılarına katıldım. Çok zevkli bir toplantı idi. Çok iyi vakit geçirdim ve hala görüşmeye devam ettiğim kişilerle tanıştım. Zumbara da orada duyduğum bir projeydi. O andan beri de içindeyim.
Zumbarayı bir cümleyle nasıl anlatırsın?
Zumbara: Parasız zaman
Zumbarada ne yapabileceğini bilmeyen birine ne önerirsin?
Otursun bir düşünsün. Evi temizleyebilmek bir marifet. Birinin köpeklerini gezdirebilmek…Yapabileceğimiz o kadar çok şey var ki, ne de olsa hepimizin saatleri eşit değerde. Bir örnek ile açıklarsak; bir yazılımcınında evini toplaması gerekir yada evcil hayvanını gezdirmesı. bunu onun için yapabilecek biri yazılımcıya kendi işini yapabilecek zaman kazandırır. Bir eşittir bir.
İnternetten satış uzmanlığı ve 3 top çevirme birbirinden ayrı alanlar. Nasıl bulaştın?
Jonglörlük benim hobim. Hobi olarak başladım ancak neredeyse profesyonelleşiyorum. Yani etrafımdakiler öyle söylüyor. Girişimci olduğum için de internet üzerinden, bulunduğum pazarlardaki ürünleri kendim tasarlayıp, üretip satıyorum. İnternette satış danışmanlığı buradaki tecrübelerimden geliyor.
Zumbarada almak ve vermek istediğin servisler neler?
Zumbara dünyasına verdiklerim ipte yürüme, modern ip cambazlığı, 3 top çevirme, orta seviyeye kadar her tarz tadilat ve Zumbarada en fazla ilgi gören servisim olan internet üzerinden satış danışmanlığı. Almak istediklerim ise ispanyolca öğrenmek, ingilizce pratik, üstatlardan diabolo öğrenme. Yazmadığım şeyler de var aslında. Mesela her türlü ürünün nereden ve nasıl üretileceği hakkında yönlendirme yapabilirim. Ama bu beni onlar kadar mest etmiyor. Şimdi aklıma geldi Kürtçe ile ilgili bir servis değişimi yapabilirim. Sonuçta anadilim nede olsa. Ayrıca ,bir kaç aydır KOSGEB’in girişimcilere 27.000TL hibe ettiği bir kredi var onunla ilgili çalışmaktayım. Bu destek hakkında bilgi almak isteyen kişiler ile de hizmet değişimi yapabilirim.
Yaptığın servis değişimlerinden bahseder misin?
Dünyayı kurtaran kadınlardanİlknur Urkun’a telefondan internet üzerinden satış danışmanlığı sevisi verdim. Buse İlunt’a 3 top çevirmeyi gerçekten öğrettim, sonunda çevirmişti:) Yaptıkları el iş ürünleri satmak isteyen İsmet Özün Güven’e internet üzerinden nasıl pazarlayabileceğini alattım. Çok eğlenceli idi Beyoğlu öğretmen evindeki buluşmamız. Bir ihtiyacına yardımcı olabildiğime inandığım için çok büyük bir keyif aldım. İsmet Abla’ya zorla Facebook hesabı açtıran kişi olmak da güzel bir duygu.  Mehmet Erkmen’e de internet üzerinden satış danışmanlığı servisi verdim. Şimdi de 3 top çevirmeyi öğrenmek isteyen iki arkadaş ile konuşuyoruz. Onlarla da buluşacağız.
Zumbaradaki servis değişimlerinden aklında kalan garip veya komik bir anın var mı?
İlk servis değişimimi telefon üzerinden İlknur ile yapacaktık. İlknur önceden blogabak diye tembihlemişti 🙂 ama ne olabilir ki dedim, aksam konuşurken bir göz atarım dedim.  Akşam oldu konuşmaya başladık, tabii ben ürünlere bakmamıştım. Aklımda hiç bir fikir yoktu satacağı ürünün ne olacağı hakkında. Konuşurken de arada bakıyorum ürünler nedir diye. Hııı iyiymiş dedim. Yenilikçi bir şey ama bu yeniliği telefonda keşfedince biraz komik oldu. Ama hemen toparladım. Sattığı şeye ne olduğundan ziyade herhangi bir ürün gibi bakarak, tecrübelerimi ona aktardım. Keyifli bir paylaşım oldu.
Zumbarada hangi servisi görmek istersin, bunu verebilecek kimseyi tanıyor musun?
Santur çalmak istiyorum. Zumbarada birisi vardı ancak sonra kendisi ile iletişimim koptu. Dünya gözü ile bir santur çalmak istiyorum bunun için de bir arkadaşımı Zumbaraya yönlendiriyorum şu an.Slackline’da bir şeyler öğrenebileceğim herhangi birisi olsun. İsim vermek gerekirse Andy Lewis.
İnsanların hangi davranışlarını gördüğün zaman kendini iyi hissediyorsun?
Yapmış olduğun şeye hak ettiği değeri verdikleri zaman. Mesela kuledibinde jonglör arkadaslar ile buluşup çeviriyoruz. Kenarda izleyen insanların çevirdiğin şeyin (top, lobut, diabolo v.s.) düşmesine konsantre olmak yerine çevirirken yarattığın estetiğe dikkat ettikleri zaman.
En son ne zaman kendini çok iyi hissettin?
Arka ayakları araba altında kalarak ezilen sokak kedisi için tüm İstanbul’u dolaşarak onun acısını dindirdiğimde.

NetSquared İstanbul etkinliklerini duymuş muydunuz? Dünyanın değişik şehirlerinde sosyal değişim ve sosyal teknolojilerin bu değişime etkisi ile ilgilenen kişiler bir araya geliyor. Geçen seneden beri İstanbul’da da düzenlenmekte olan bu etkinlikler daha büyük bir organizasyon ekibi ile yeni bir döneme başlıyor.

Zumbara olarak destek verdiğimiz bu etkinlikler her ayın son Perşembesi gerçekleşmekte. Yani Temmuz ayı etkinliği yarın (28 Temmuz Perşembe). Bu ayın konusu özellikle bizim için çok ilgi çekici: Armağan Ekonomisi ve Online Dünyadaki Yeni Armağan Kültürü

Armağan, Fransız sosyolog Marcel Mauss’un 1923 tarihli bir kitabı. Bu kitabı bilinir yapan ise karşılıklılık ve armağan degişimleri üzerine ilk ve en önemli çalışma olması. NetSquared İstanbul Temmuz buluşmamızda Duygu Şendag ile bu kitap üzerinden armağan ekonomisini keşfe çıkacağız. Sonrasında online dünyada bu kültürün nasıl yeniden üretildiğini örnekler üzerinden konuşacağız. Tekrar şekillenmekte olan günümüz ekonomisinde izlerini gördüğümüz armağan ekonomisini tartışacağız.

Bogaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler 2007 mezunu olan Duygu Şendag, Sabancı Üniversitesi Kültürel Çalışmalar alanında master yapmış sonrasında da LSE (London School of Economics)’de sosyal antropoloji üzerine çalışmıştır.

Marcel Mauss’un Armağan adlı kitabına göz atmak isterseniz (ingilizce) bağlantıya bakabilirsiniz.

Konu ilginizi çekiyorsa keyifli bir akşama davetlisiniz. FB etkinlik sayfasından geleceğinizi bildirirseniz süper olur.

Zaman: 28 Temmuz Perşembe · 19:00 – 22:00

Mekan: Privatto Cafe. Galip Dede Cad.Tımarcı sok.No:3B GALATA Tel:0212 293 20 55

Biz Zumbara olarak orada olacağız 🙂