Yine yeni bir etkinlikte  daha buluşacak olmanın heyecanı içerisindeyiz bu aralar! Şehirden biraz uzaklaşalım, deniz, güneş, yazdan bir gün yaşayarak yaza veda edelim diyoruz.

Eylül etkinliğimiz adada yaz sonu zumbara panayırı! Bu panayır açık bir panayır olacak. Kıyafet, eşya, yemek, yetenek, herkesin birşeyler sunduğu bir panayır olsun. Giymediğimiz kıyafetlere başkalarında yeni bir hayat verelim, kullanmadığımız eşyalara başka bir mekan sunalım, getirdiğimiz yemekleri birbirimize dağıtalım, yeteneklerimizi birbirimizle paylaşalım. Bir tür pazar yeri yaratalım.

Öncesinde de yine zumbaralıların gerçekleştirdiği etkinliklere katılacağız hep beraber. Martı Uçurtma Kulübünden Yiğit Kahraman ve Turgay Terzi bize uçurtmalarını nasıl yaptıklarını gösterecek,  uçurtma uçuracağız.

Dolaşıma açmak istediğiniz kıyafetlerinizi, eşyalarınızı, yemeklerinizi, denize girmek istiyorsanız mayonuzu, başkalarıyla paylaşmak istediğiniz bir servis varsa onun için gerekli ekipmanı ve kendinizi getirin! Varsa üzerine oturabileceğimiz bir örtü getirirseniz çok iyi olur.

24 Eylül’de saat 12:45’de Kabataş Vapur İskelesinde buluşalım. Vapur Kabataş’tan 13:10’da, Kadıköy’den 13:30’da kalkıyor. Etkinlik katılım durumunuzu facebook sayfamızdan bildirirseniz, ona göre organize olalım.

  • 12:45 Buluşma
  • 14:00 Adaya Varış
  • 14:00-15:00 Mekanın birlikte hazırlanması
  • 15:00-16:00 Uçurtma uçuyoruz!
  • 16:00-19:00 Açık Panayır: Kıyafetler, eşyalar, yetenek & tecrübe, yemek köşeleri
  • 19:45 Dönüş Vapuru

Mekan: Kınalıada, adanın arka tarafında olacağız.
Tarih ve zaman: 24 Eylül Cumartesi, 13:00-19.00
İletişim için: 0505 336 22 69 (Meltem) 0532 584 30 53 (Ayşegül)
*Program içeriğinde değişiklik yapma hakkı Zumbara tarafından saklı tutulmaktadır :)

Haydi Zumbara adalar vapuru kalkıyor!

Son yıllarda bir kişisel dönüşüm yaşıyorum galiba. Geçmiş yıllara bakıp, yaşadığım deneyimleri düşünüp şu an bulunduğum noktayı analiz ettiğimde her şey daha anlamlı bir hal alıyor.

Son 3 yıldır bilinçli olarak özellikle kıyafet alışverişi yapmamaya çalışıyorum. 3,5 yıl önce Barselona’da bulunan Mango genel merkezde çalıştığım, aylar öncesinde yeni koleksiyonu görüp trendler üzerine kafa yorduğum ve %40 Mango indirimim sayesinde 1 yıl boyunca alışveriş çılgınlığı yaptığım düşünüldüğünde bu davranışım daha anlaşılır olacaktır.

Reklamlara, vitrinlere, cadde modasına, dergi, gazete, TV vs. her türlü dış etkene maruz kaldığınızda bu bazen hiç de kolay olmuyor. Bu bilinçli davranışı sürdürebilir kılmak için bazı pratik yöntemlerim var:

1. Eğer gerçekten ihtiyacınız olan bir şey yoksa indirim dönemlerinde alışverişe çıkmayın, mümkünse vitrinlere de bakmayın

2. Alışveriş merkezlerinden uzak durun

3. Moda dergilerinin “Yeni olan daha cool, eee dolaylı olarak eskiler değil” mesajını taşıyan resimlerine aldanmayın

4. Almayı düşündüğünüz her bir şey için “Gerçekten buna ihtiyacım var mı?” sorusunu sorun ve kendinize karşı dürüst olun

5. Sökük bulunan kıyafetlerinizin yerine yenisini almak yerine, onları onarmayı deneyin

6. Dolabınızda hali hazırda bulunan kıyafetleri başka kombinasyonlar ile kullanın. Kombinasyonlarınız arttıkça yaratıcılığınızla gurur duyacak ve dolabınızda bir hazine olduğunu görüp şaşıracaksınız

7. Arkadaşlarınızın ve ailenizin giymekten sıkıldığı/olmayan kıyafetlerine talip olduğunuzu söyleyin. Hatta toplanıp kıyafet takası partileri düzenlemek çok zevkli bir çözüm

Bu liste benim bu 3,5 yıl boyunca kullandığım yöntemlerden oluşuyor. Aynı süreçte bulunan var mı? Sizin yöntemleriniz neler?