Teknolojinin sosyal değişim odaklı kullanımı giderek artıyor.  Fiziksel olarak farklı mekanlarda bulunuyor da olsak, farklı dilleri konuşuyor da olsak, inandığımız bir fikre destek verebilme ve içinde yer alabilme araçları var artık elimizde.  Bu, bireyin gözü önündeki sorumluluklarını daha iyi görebilmesini sağlamakla beraber,  bireyleri güçlü de hissettiriyor. Bu küçük davranış değişiklikleri yavaş yavaş başka türlü bir kültürü de beraberinde getiriyor: Birbirimize destek olma ve paylaşım kültürünü.

Bunun iyi örneklerinden olduğunu düşündüğümüz bir projeden bahsedelim istedik. Projenin adı Bir Silgi Bir Kalem. Desteğe ihtiyacı olan okullarla, destek olmak isteyenleri online bir platformda buluşturan bir proje.  Ne şekilde destek olmak istediğinizi projeleri inceleyerek kendiniz seçebiliyorsunuz. “Herşey bir silgi bir kalem ile başlar diyerek yola çıktık.  Küçük yardımlarla eğitim kalitesinde büyük farklar yaratabiliriz.  Her çocuğun iyi koşullarda eğitim görmeye hakkı var.” diyor proje ekibi.

Proje, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından destekleniyor ve maddi yardım almıyorlar. İhtiyaç duyulan ürünler öğretmenler tarafından sisteme giriliyor, bağışçılar tarafından satın alınıyor ve okullara gönderilip demirbaş olarak kayıt altına alınıyor. Amerika’da Oprah’ın tanıttığı donorschoose.org modelini Türkiye’ye uyarlanmış başarılı bir örneği.  “Biz bize yeteriz” anlayışının başka bir yönden dillendirilmiş hali. Biz bu projeyi çok sevdik, www.birsilgibirkalem.org adresinden okulunuzu kayıt edebilirsiniz veya şimdiye kadar girilmiş projeleri inceleyebilirsiniz.

Bir Silgi Bir Kalem’i takip etmek için:

http://www.facebook.com/BirSilgiBirKalem

http://twitter.com/#!/1silgi1kalem

Bildiğiniz gibi Zumbara IYF (International Youth Foundation) tarafından dünyadaki ilk 20 sosyal girişim arasına seçilmişti. Bu sebeple Ekim’in ilk 2 haftası Meksika’da ilham dolu bir yolculuk yaşadık. Baştan söyleyelim o kadar dolu dolu ve tüm ince detaylara emek harcanmış bir programdı ki, biz de dahil olmak üzere ülkelerine dönen herkes bir an önce harekete geçme arzusu ile yanıp tutuşuyordu. Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için eskisinden daha da büyük bir inançla çalışan büyük bir ailenin parçası olarak hissetmek inanılmaz değerli bir duyguydu. Peki neydi bu programı bu kadar değerli yapan?

Öncelikle birbirinden değerli 20 genç ile buluşmak. Nijerya, Filipinler, İspanya, Arjantina, Kolombiya, Meksika, Amerika Birleşik Devletleri, Avusturalya, Afganistan, Bangladeş ve Hindistan’da kalbinizin aynı hızla çarptığını hissettiğiniz, sizin inandığınız değerlere inanan ve inanmaktan fazlasını yapmak için deli cesareti gösterip yola çıkmış gençlerle buluşmak. Dünyada yalnız olmadığınızı hissetmek demekti benim için. Hani dünyada değişmesi gereken, değerlerinize uymayan davranışlar gördüğünüzde nereden başlayacağınızı bilemez ve kendinizi küşük hissedersiniz ya…Bu 2 hafta kendimi daha da büyük hissetmeme sebep oldu. Çünkü sorunları tek başıma çözmem gerekmediğini anladım. Ben topluluğumdaki sorunun çözümüne katkıda bulunurken, diğerlerinin de dünyanın diğer ucunda çabaladıklarını bilmek…İnanılmaz güzel bir duygu!

Diğer önemli kısım eğitimin planlamasıydı. Birbirimizden öğrenmeye, boş zamanlarda birbirimize bağlanmaya ve dünyanın en iyi hocasından (abartmıyorum benim için eğitmenimiz James Toole bu retreat boyunca bende bu izlenimi yarattı) theory of change (değişim teorisi), system thinking (sistem düşüncesi), ‘ben’in sürdürülebilirliğine özen gösterme vb. bir çok konuda o kadar çok ilham aldım ki.

     

Ve son olarak bu retreat’in (inzivanın) benim için bu kadar değerli hale gelmesi galiba detaylarda gizliydi. Ağızdan çıkan kelimeler, kalplerdeki ortak ve güzel niyetin yansımalarıydı adeta. Kırılganlığın (vulnerability) güzelliğinden ve öneminden, birlikte çabalamanın (cooperation) değerinden, dürüst, cömert olmanın ve ilgi göstermenin sihrinden, takdir etmenin kapıları açan gizeminden, karşılıklılıktan, inanmanın bakış açımıza ve dünyayı görmemize olan etkilerinden… O kadar çok şeyden kalbimizden geldiği gibi bahsettik ki…

Anlatılmaz ama yaşanır dedirten bir inziva oldu benim için. Bilgisayarımda bir dolu fikir, yenilenen bir çok strateji ve süreç, bana güç veren ve dünyanın her yerine yayılmış yeni bir aile ile yeni döneme hazırım. İnanılmaz güçlü hissediyorum. Evet Zumbara paradigma değişimini desteklemeye şimdi eskisinden daha da güçlü olarak destek verecek!

Not: Meksika’da ilham aldığımız bir çok proje oldu. Bunları bu hafta boyunca her gün blogdan yayınlayacağımız yazılarla size aktarıyor olacağız. Topluluk, sosyal değişim, permakültür vb. bir çok konudaki maceralar için bizi izlemeye devam edin 🙂