Biliyorsunuz, her çarşamba 17-21 arasında Beyoğlu Tünel’deki zaman merkezinde toplanıyoruz.  En son çarşamba gününden biraz daha haberler verelim istedik ki, zaman merkezinin şu anki durumunu bilmeyenler de öğrensin, bu aşama da kayda geçsin!

Zaman merkezi kendimizde olanları yani yetenek, bilgi ve tecrübelerimizi paylaştığımızda kendi kendine yeten topluluklar oluşturabilme potansiyelimizin bir deneyi, zumbarada oluşturmaya çalıştığımız sistemin gözle en görünen hali.  Fotoğraflardan bu mekanın hepimizin katkılarıyla nasıl dönüştüğünü ve yaşayan bir yer haline geldiğini görüyoruz.  Biz bunun tüm hayatımıza yayılıyor olmasını istiyoruz, her hafta buna doğru hep beraber bir adım daha attığımızı net bir şekilde görüyoruz. 

Zumbaradan anlaştığımız servis değişimlerini zaman merkezinde gerçekleştirebiliriz, hatta bunları katılmak isteyen herkese açabiliriz, böylece varolan bilgi/yetenek herkese açık olur, isteyen istediğine katılır.. diyorduk, bu hafta 2 tane değişim gerçekleşti. Özkan, Gençlik programı ve EVS ile ilgili tecrübelerini anlattı, Taylan ise  müzik teorisi ve solfej konusundaki bilgilerini Yeliz’le paylaştı. Bu sırada yan odada Sevgi ile video çekme/planlama/kurgu ile ilgili konuşuyorduk, Sevgi daha önceden zumbaraya destek olmak istediğini belirtmişti, hem de en ihtiyacımız olan konuda: Video çekimleri ve kurgu. İstanbul’a yolu düşmüş, gelmişken zaman merkezine uğradı. Sevgi bunları anlatırken ses enstalasyonları yapan Banu da buradan başlayarak zaman merkezinin seslerini kaydetti, bize gönderecek, dinleyeceğiz. Begüm Zumbara fikri ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenlerle, zumbarada ne alabilirim/ne verebilirim diyenleri zumbara 101’e alırken, biz de Fethi’den kendi geliştirmiş olduğu, parmaklarını sağlıklı bir şekilde kullanmak isteyen herkesin işine yarayacak olan dualkod yöntemini dinledik.  Çıkışta herkesin parmakları Fethi’nin dualkod egzersizleriyle kıpraşıyordu. Ha, bir de, bu hafta bir kat yetmedi, Berika dans atölyesi için başka bir kata geçti 🙂 Bu arada zaman merkezinde bilmediğimiz bir takas daha olmuş, Permablitz İstanbul‘un 3 ekibi arasında tohum değişimi yapılıyormuş. Ellerinde olan tohumları alıp 3’e bölüyorlar, Nisan ayında da uygulama başlıyor…

Ne dersiniz, tam zamanlı bir zaman merkezine doğru gidiyor muyuz ne? 🙂

P.S: Etkinliklere katıldıysanız ve katılmaktan memnun olduysanız, zaman merkezine, Fethi’ye, Begüm’e veya Berika’ya zumbara‘dan saat ödemesi yapabilirsiniz, böylece hem teşekkür etmiş olur, hem de emeklerinin karşılığında topluluktan başka ihtiyaçları olan şeyleri almalarını sağlamış olursunuz!

Reklamlar

Bayılıyorum Zumbarayla bir günümü hayal etmeye! İçeride o kadar çok şey varki yapacak. Bugün de yarını hayal etmeye karar verdim. Yarın Umut Acar bize ‘kendi web siteni kendin yap’ atölye çalışması yapacak ya, yaklaşık bir 10 kişi olacağız galiba (Bu sırada bu grup çalışmasına katılmak isterseniz hala başvurular açık!). Hayal edeyim bakalım dedim, eğer bu 10 kişi günümüzün kalanını zumbara dünyasında geçirseydik nasıl olurdu diye!

Atölyeden sonra baktık acıkmışız soluğu Emre Öğmen’de aldık. Bize ilk önce kısır sonra mozaik pasta yaptı. Doyduktan sonra biraz hareket etmemiz lazım dedik ve Mehmet Arın’la çimlik bir alanda buluşup badminton oynadık.

Sıra gece planımıza geldi. Cumartesi gecesini dans ederek bitirmek çok hoş olmaz mı? Bir baktık Zumbara bir dans kulübü gibi. Didar Yurtseven, Emre Ertegün, Biyçe Bayçara, Can Mert, Esenay Hacıosmanoğlu, Selçuk Akıncı, Ayhan Durak ve Celil Şengün’le bir yerde buluşup flamenkodan, salsa, baçata ve tangoya akıp tüm benliğimizle dans ettik 🙂

Şimdi arkadaşlarla geçen paylaşma dolu bir günün ardından tatlı bir uyku zamanı!