Graffiti’nin ilk kez eski Mısırda kullanıldığını bilmiyordum. Burada yazana göre ‘Dünyada ve Türkiye’de bir sanat dalı olarak kabul edilmesi oldukça uzun yıllar alan graffiti, ilk kez eski Mısır’da yolculuğa çıkanların geçtikleri yerlerin duvarlarına adlarını ya da resimlerini çizmesiyle başladı. Tarihsel süreç içerisinde oldukça hızlı gelişen ve günümüzde kendi ticari sektörünü, kendi giyim tarzını ve kendi literatürünü oluşturan graffiti, içini dökerek yaratıcığını sergilemenin en etkili yolu olarak kabul ediliyor. Graffitinin yoğun olarak uygulandığı şehirlerde her duvarda adeta bir sanat eseri sergileniyor.’

Zaten hiç anlayamamışımdır niye graffiti yapılmasını istemez insanlar, özellikle de belediyeler… Hep de ilgimi çekmiştir graffiti dünyası ve yaratıcılığı. Bu yüzden İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi ve Kültür A.Ş’nin bu haftasonu Cumartesi (24 Temmuz) Taksim Gezi Parkında düzenleyeceği Graffiti Festivali’ni duyunca ne yalan söyleyeyim hem şaşırdım hem de sevindim. Parasız yapılabilecek alternatif bir etkinlik daha 🙂 Programı da buradan bulabilirsiniz.

Bir Zumbara Çalışma Günü & Yaz Sineması adlı yazımızda üniversite hayatı biter bitmez sanki istediğimiz şeyleri yapabilmek için hep para harcamak zorundaymışız gibi hissettiğimizden ancak bunun alternatifi olduğunu hatırladığımızdan ve hatta bu tür alternatiflere hayatımızda daha çok yer verme kararımızdan bahsetmiştik.
Arayışlarımız devam etmekte! Bu alternatiflerden biri: İstanbul Modern’deki “Sizin Perşembeniz” uygulaması. Tophane’de bulunan İstanbul Modern’e Perşembe günleri ücretsiz olarak girebileceğiniz biliyor muydunuz? Mesela bugün İstanbul Modern’e yolunuz düşecek olursa eğer “Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar” adlı sürekli sergiyi, 24 Temmuza kadar devam edecek olan “Kayıp Cennet” sergisini ve 4 Eylül’e kadar devam eden “Masum Suretler” fotoğraf sergisini görebilirsiniz.
Biz bu hafta kaçırıyoruz ama umarız gelecek hafta “Sizin Perşembeniz” “Bizim Perşembemiz” olacak!

Zumbara ekibinin çalışması için kağıt kalem ve -bazen de- internet yeterlidir. Her türlü ortamda çalışmışlığımız oldu. Tabi bunu ne kadar böyle devam ettirebiliriz, neyse orası ayrı konu.

Bugün öğleden sonra Boğaziçi’nde bir toplantımız vardı, biz de sabahtan gelelim dedik. Yaz aylarında bir pazartesi sabahının daha güzel bir şekli olamazdı. Öğrencilik günlerimiz aklımıza geldi, gamsız gamsız o etkinlik senin bu etkinlik benim dolaştığımız günler.. Üniversite hayatı biter bitmez sanki istediğimiz şeyleri yapabilmek için hep para harcamak zorundaymışız gibi..  Okulun her yanında asılı olan afişleri görünce bunun alternatifi olduğunu hatırladık. Hatta bu tür alternatifleri hayatımıza daha çok sokmaya karar verdik.

Bunlardan birini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Bu akşam saat 9’da güney kampüs meydanda çimlerin üzerinde açık hava film gösterimi var. İspanyol sinemasından “Te Doy Mis Ojos (Gözlerimi de Al)” filmini kaçırmayın deriz. Çok güzel film!

Gerçi biraz geç oldu ama yolu bu tarafa düşenlere duyurulur.