Zumbara’da en çok sevdiğimiz şeylerden biri iş birlikleri. Bu yüzden zumbara.com’a bir dernek veya bir topluluk üye olduğunda ve ihtiyaç ve yapabileceklerini paylaştığında heyecanlanıyoruz. Hatta topluluğun buna dair olumlu tepkisini gördükçe paylaşım kültürüne hep birlikte ne kadar çok sahip çıktığımızı görmüş oluyoruz tekrar.

Yani size yine iyi haberlerimiz var. Aramıza ‘İstanbul Film Akademi’si katıldı bugün. Hem de 2 tane topluluğa sunmak istediği yaratıcı servisle.

İlki her ay tekrarlanması planlanan Kitap Kulübü. İstanbul Film Akademisi kurucusu Veysi Sala’nın bizlere önerisi şu. Her ay belirli bir gün bir araya gelelim. Aramızda bir yazar konuğumuz da olsun. Yazarın önceden seçtiği kitabı 1 ay boyunca okuyalım ve buluşma günümüzde o ayki yazar konuğumuzla kitap üzerine söyleşi yapalım. Harika bir fikir değil mi sizce de? 🙂

İlk buluşmada konuğumuz psikolog yazar  Şule Öncü. Kendisinin yazdığı ZAAF kitabını 26 Haziran’a kadar okuyup İstanbul Film Akademisinin Nişantaşında bulunan merkezinde kendisi ile kitabı ve yazarlık serüveni hakkında sohbet edeceğiz. Bu etkinliğe katılım 20 kişi ile sınırlı. Yani gelmek istiyorsanız bir an önce Facebook’ta yarattığımız etkinlikten katılımınızı bildirebilir veya info@zumbara.com adresine bir e-posta yollayabilirsiniz. Sohbetin keyfini arttırmak için kitabı öncesinden okumayı ihmal etmeyin.

Diğer bir etkinlik ise American Beauty (Amerikan Güzeli) filminin detaylarını merak edenler için. İstanbul Film Akademisinde yine Şule Öncü‘nün katılımıyla 13 Haziran Çarşamba akşamı gerçekleşecek American Beauty Psikolojik Film Okuması etkinliğine Zumbara topluluğundan bir kişi 1 saat karşılığında katılabilecek. Peki bu şanslı kişiyi nasıl seçiyoruz? American Beauty filminin en önemli cümlelerinden biri
olan “Never underestimate the power of denial. (İnkarın gücünü asla hafife alma)” cümlesini filmdeki hangi karakter dile getirmiştir sorusunu ilk bilen kişi kazanıyor 🙂 Vakit geçirmeden cevaplarınızı bekliyoruz!

Kitap Kulübü Etkinliği:

Tarih: 26 Haziran, 19.30-22.30

Mekan: İstanbul Film Akademisi, Valikonağı Cad. Şair Nigar sk. No:8 K:2 Nişantaşı

American Beauty Psikolojik Film Okuması

Tarih: 13 Haziran Çarşamba, 19.30-22.30

Mekan: İstanbul Film Akademisi, Valikonağı Cad. Şair Nigar sk. No:8 K:2 Nişantaşı

Reklamlar

ANADOLU JAM
“Yaşamı dönüştürenler için bir buluşma”
22 – 29 Temmuz 2012
Bayramiç, Kazdağı

Anadolu Jam’i aranızda duyanlar var mı? Duymadıysanız tam zamanı! Çünkü Anadolu Jam başvuruları başladı. Peki nedir bu Anadolu Jam? Anlatılmaz yaşanır bir deneyim aslında ama anlatabilmek için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım 🙂

Jam, bir konferans, seminer ya da sıradan bir toplantı değil. Jam, değişimin 3 boyutta yaşandığı bir buluşma: kişisel (içsel), topluluk (ilişkisel) ve sistemik (bütünsel). “Jam” ismi ise, caz müzisyenlerinin bir araya gelip doğaçlama müzik yapmalarından esinlenilerek kullanılmış. 20 yılı aşkın bir süredir dünyanın farklı yerlerinde sosyal değişim ve toplumsal ve ekolojik adalet konularıyla ilgili çalışan genç liderleri biraraya getiren YES! bu konuda oldukça  tecrübeli bir organizasyon. Anadolu Jam de YES! işbirliğiyle gerçekleşiyor.

Anadolu Jam’in ilki geçen sene düzenlendi. Ben ilk kez Ürdün’de gerçekleşen ME Jam’e (Ortadoğu Jam’i) katıldığımda buna yürekten niyet etmiştim. Ve bana Jam çılgınlığını daha önce yaşamış olan ve tavsiye eden Filiz Telek’in desteği ile geçen sene ilkinin tohumlarını attık. Bu sene ise geçen sene Jam’de bir aile (jamily) olduğumuz arkadaşlarımızla ikincisini düzenliyoruz. Benim 2010’da Ürdün’de yaşadığım tecrübenin detaylarını buradan okuyabilirsiniz. Aynı zamanda aşağıdaki video geçen sene yaşadıklarımız hakkında biraz bilgi verebilir sizlere.

Siz de bu özel buluşmaya katılmak isterseniz duyuruya ve başvuru formuna ulaşabilirsiniz. Sorularınız için anadolujam@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Anadolu’da gerçekleşiyor olmasına çok sevindiğim bu organizasyonun büyüyebilmesi için hepinizin detseğine ihtiyaç var. Neden’ini ve bu organizasyona nasıl destek olabileceğinizi Filiz Telek’in blogunda yazdığı şekliyle aktarıyorum:

Anadolu Jam’e Neden Destek Olmalısınız?

– Sistemik değişim ve toplumsal dönüşümle ilgili çalışan genç insanların desteğe ve dayanışmaya ihtiyacı vardır. Jam gibi bir buluşmada biraraya gelmek, katılımcılar için ciddi bir sinerji ve besin kaynağı yaratır.

– Türkiye’de çesitlilik bizlere güç vereceği yerde çatışma kaynağı olmaktadır. Çeşitliliğe bakış açımızı değiştirmemiz, çeşitliliği bizi güçlu kılacak bir kaynak olarak yaşamamız hayatidir. Jam’de bunu deneyimleyeceğiz.

– Bu gerçekleşen ikinci Anadolu Jam buluşması yani henüz yolun başındayız;gelecekte daha pek çok Jam buluşmaları organize etmek vizyonumuz…

Nasıl destek olabilirsiniz?

1. Bu yazıyı ve daveti böyle bir etkinliğe katılmasını gerektiğini düşündüğünüz kişilerle paylaşabilirsiniz.
2. Özellikle burs verebilmek icin yaklasik 6000 TL desteğe ihtiyacımız var. Etkinliğin kitlesel fonlamasına siz de ufak bir destek verebilirsiniz. Kitlesel fonlama, topluma katkısı olacak bir projenin çok sayıda birey tarafindan kolektif olarak fonlanması demektir. Verilen desteğin miktarı önemli değildir, damlaya damlaya göl olur misali her ölçekte destek bu etkinliğin organizasyonuna destek olur…Destek vermek istediğinizi belirten bir mesajı anadolujam@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Son olarak sizinle geçen sene Tayland’da düzenlenen ve Anadolu Jam 2012 organizasyon ekibinden Hanzade Germiyanoğlu’nun da katıldığı World Jam etkinliğinin videosunu paylaşıyorum. Yaşamın iyi niyetlerle dönüşmeye devam etmesi dileğiyle…

Bugün Zumbara dünyasında aramıza çok renkli bir grup katıldı: Uluslararası Mezopotamya Sirk ve Sokak Sanatları Festivali!

1-20 Haziran tarihlerinde 10 ülkeden 90 sanatçı Mardin, Kızıltepe, Dargeçit, Mazıdağı, Derik, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Yeşilli ve Savur’u dolaşıp tüm çocuklara ve gençlere ateş gösterileri, top çevirenler, tahta bacaklar, dansçılar, hokkabazlar ve sokak müzsyenleri ile dolu bir festival götürüyor olacaklar.

Festival için zumbara.com’da bir profil açtılar ve buradan farklı ihtiyaçlarını girmeye devam edecekler. Bu renkli festivale şimdilik çadır yollayarak ve çeviri yaparak destekte bulunabilirsiniz. İleriki günlerde festivalin diğer ihtiyaçlarını da Zumbarada bulunan profil sayfalarından takip etmeye devam edebilirsiniz.

Bu sırada Zumbara olarak belki biz de festivalde bir açık pazar düzenliyor olacağız 🙂 Yolunu oraya düşürenlerle görüşmek üzere!!!!

Uzun bir süredir en çok kafa yorduğumuz şey zumbaranın ne şekilde bir kitle hareketi haline geleceği. Aklımızda olan, farklı şehirlerden fikri benimseyen ve kendi yerinde yayılması için çaba sarfedecek kişilere ulaşarak aynı amaç için çalışan bir ağ kurmak. Bunun yanısıra destek vermek isteyen herkese bunu yapabileceği araçları oluşturabilme çabasındayız. zumbaracilar@googlegroups.com email grubunu bu haberleşmeyi sağlaması için oluşturduk. Bir süredir de bunun için yollardaydık! 4-7 Mayıs’ta Siirt’te GapGenç Festivali’ne doğru gidiyorken Adana ve Diyarbakır’a da uğradık. Bu yolculukta amacımız hem kendi şehrinde, derneğinde, üniversitesinde, kısacası kendi mekanında zumbara topluluğunu oluşturmak isteyecek kişilere ulaşmak, topluluktakilerle görüşmek, işbirliği yapabileceğimiz derneklerle görüşmek ve var olan hediye ve paylaşım kültürüne dair hikayeler toplamaktı. İstediğimiz kadar çok hikayeyi kayıt edememiş olsak da, yolculuk sırasında buna dair birçok örnekle karşılaştık. Bunlardan bazılarını sizinle paylaşıyor olacağız. Adana’da etkinlik, Diyarbakır’da STK’larla görüşmeler, yol boyunca hikayeler toplayalım derken bir baktık festival zamanı gelmiş.

GapGenç festivalinin bu sene 4.’sü Küresel Vatandaşlık temasıyla 9 ildeki Gençlik Evleri tarafından GAP idaresinin desteğiyle düzenlendi. Bunun için yerli yabancı 1500 kişilik bir grup olarak Siirt’teydik. Gençlik evleri GAP Projesinin ardından sadece ekonomik büyümenin yeterli olmayacağı, bölgede sosyal ve kültürel alanda da birşeyler yapılması gerektiği düşünülerek kurulmuş. Gençlik evlerinde gençler gönüllü olarak çalışıyor, birçok proje ile bulundukları şehirdeki diğer gençlere alanlar açıyor, farklı imkanlar sunuyorlar. Gençlik evlerinde ücretsiz olarak birçok kurs da açılıyor, halk evleri gibi çalışıyorlar diyebiliriz, gençlik evlerini biz zaman merkezi fikrine yakın bulduk 🙂 Bu kadar iyi çalışıyor olmaları da çok hoşumuza gitti, zaman merkezinin çok iyi çalışan versiyonlarının olduğunu görmek çok güzel.

GapGenç festivalinde hem STK fuarında stand açtık, hem de etkinlik yaptık. 2 gün boyunca standda zumbarayı anlattık. Stand komşumuz Leman dergisi ekibi zumbarayı dinlemekten yoruldu, biz hangi anlatım versiyonunun daha iyi anlaşılacağı üzerine testler yapmaktan yorulmadık 🙂 Biliyorsunuz, 2 cümleyle zumbarayı anlatmak çok zor, soru işareti dolu bakışların aydınlandığını görmek standdaki en büyük mutluluğumuzdu. Bir süre sonra bayrağı bizi önceden dinlemiş olanlara devrettik, zumbarayı onlara anlattırdık. Videolar yakında..

Uzun lafın kısası, biz yollardan döndük.  Farklı şehirlerden birçok kişiyle tanıştık, zumbara fikrini benimseyen ve kendi topluluklarında yaymak isteyen birçok kişiyle karşılaştık, şimdi en iyi nasıl koordine oluruz, bunun üzerine kafa yoruyoruz. Siz de bu ekibe katılmak isterseniz haberlerinizi bekliyoruz. Yollarda olmak heyecanımıza heyecan kattı, arada herkese tavsiye ediyoruz. Kimbilir, belki yazın olacak bir zumbara kampı için hep beraber yollara dökülürüz 🙂

Şehirde yaşayan ve kentli tüketim alışkanlıkları dışında alternatif arayanlara hitap eden kurs, yediklerimizin temeli olan tohum konusunda bilgilendirmeyi ve bilinçli gıda tüketimini arttırmayı amaçlıyor. Gıda güvencesi sağlanabilmesi için gerekli biyoçeşitlilik, yerel üretim ve kentsel tarım konuları işlenecektir.

Eğitmenler:
Leyla Kabasakal; Slow Food Balkon Bahçeleri Konviviyumu
Tracy Lord Şen; Emanetçiler Derneği
Deniz Üçok Arman; Permablitz Istanbul

Katılım Nasıl Olacak?

  1. Kurs eğitmenleri olan Leyla Kabasakal, Tracy Lord Şen ve Deniz Üçok Arman’ın zumbara.com’da bulunan profilllerinde 3 Zumbara Saati ile ‘Sehir ve Gida’ Seminerine Katilabilirsiniz (Katilim ilk 3 Kisi ile Sinirli) servisini bulun
  2.  Servise teklifte bulunun
  3. Eğitimcilerden her biri ilk teklifte bulunan kişiyi eğitime davet ediyor olacak
  4.  Eğitimcilerin profillerinde bulunan ‘zaman hesabı’ segmesinde hala kontenjanları olup olmadığını kontrol etmeyi unutmayın. Eğitimcilerden birinin servisine hali hazırda teklif gelmişse, diğer eğitimcilerin profiline bakmanızı öneririz
  5. Teklifiniz kabul edildiğinde, 3 saat ödemenizi yapın ve 4 Mart’da kursa katılın

 Ücret: 

3 saat + 5 TL (masraflar için)

 Yer ve Zaman:

4 Mart 2012, Pazar
13.00 – 16.00
Yeşil Ev

Sağlıklı ve keyifli yemekler!

Uzun zamandır istediğimiz İngilizce Masası uygulaması önümüzdeki hafta başlıyor!  Zumbara topluluğunda İngilizce öğrenmek isteyen birçok kişi, öğretmek veya pratik yapmak isteyen de bir o kadar kişi olunca artık odak noktasının İngilizce olduğu düzenli buluşmalar yaratmak da farz oldu. İngilizce masasının amacı, İngilizcesini geliştirmek isteyenleri biraraya getirerek pratik yapmaları için haftada 1 saat zaman ayırmalarını sağlamak. Seviyeniz ne olursa olsun, bu toplantılara katılabilirsiniz.

İngilizce masası buluşmalarında Harvard Üniversitesi’nde daha önce Türkçe masası buluşmalarını gerçekleştirmiş olan Hilal Orhanlı bizlere yardımcı olacak. Bu formu doldurursanız, gelen cevaplara göre düzenlemeleri yapacağız. Önümüzdeki hafta başlıyoruz!

Geri Dönüşüm Yüzüğü

Aralık 27, 2011

Ben Kardelen, ve yine karşınıza basit malzemelerle yapabilceğiniz bir aksesuarla çıkıyorum.
Bu sefer konumuz yüzük yapımı. İsterseniz bir düğmeyi yüzüye çevirebilirsiniz, isterseniz gazoz kapağı kullanarak daha yaratıcı bir şeyler yapabilirsiniz, ben size ikisini de anlatacağım.
Malzemeler:


-> Tel. Boncuk satan yerlerden bulmanız mümkün, belki evde bir kablonun içini soyarak bile gerekli teli elde edebilirsiniz.
-> Japon yapıştırıcısı
-> Düğme ya da gazoz kapağı
-> Gazoz kapağı kullanıyorsanız eğer, bir tarafı yapışkanlı şeffaf kap kağıdı, içine koyacak bir fotoğraf ya da çizim, uhu ya da silikon
-> Dikiş ipi, tercihen naylon ip (kopmaması açısından)
-> Ve elbette bir de makas.

Nasıl Yapıyoruz?
İlk olarak telimizi alıp yüzüğü takmayı düşündüğümüz parmağımızın çevresine doluyoruz bir kaç tur, eğilip bükülmeyeceğine inanana kadar. Eğer hediyeyi başkasına yapıyorsanız o kişinin orta parmağını hedef alarak kendi parmağınızla ayarlamayı deneyebilirsiniz. Orta parmağına olmazsa bir küçük parmak olan yüzük parmağı ya da bir büyük olan işaret parmağı gibi B planı seçenekleriniz olmuş olur. Parmağımız etrafında doladıktan sonra telin iki ucunu da kendi çevresinde dolandırıyoruz ki teller birbirlerinden uzaklaşmasınlar, bir arada dursunlar.


İkinci olarak, eğer düğme ile yapıyorsak süper, kendinden delikleri vardır ve dikiş ipini düğmenin deliklerinden, yüzüğün de içinden geçirerek ikisini birbirine bağlayabiliriz. Bir kaç tur fazladan atın ki bir yere takılırsa kopup düşmesin. Ama eğer düğme ile yapmıyorsanız, ve gazoz kapağı ile yapmaya karar vermişseniz, kapağa iki minik delik açmanız gerekecektir. Ben bu delikleri matkap ile açtım. Önce kapağın üzerine bir çivi koyup çekiçle bir iki darbe vurup yer yaptım kapakta iki tane, sonra da matkapla deldim oraları. (Daha doğrusu sağolsun babam deldi, ben matkaplardan korkuyorum da biraz). Eğer sizin matkapla delme gibi bir olanağınız yoksa ince bir çivi ve çekiç ile şansınızı deneyebilirsiniz. O da olmazsa, ve illaki gazoz kapağı ile yapmak istiyorsanız, doğrudan japon yapıştırıcısıyla tele tutturmayı deneyebilirsiniz. Ben denemedim, dayanıklılığını bilmiyorum. Şimdi aynen gazoz kapağımızı da düğmeyi anlattığım gibi sabitliyoruz iple tele. (İpi iğneye geçirip bağlamanızı tavsiye ederim, daha pratik oluyor). Sabitledikten sonra da üzerine bir iki damla japon yapıştırıcısı damlatıyoruz, böylece ipin açılmasını ya da düğmenin/kapağın üzerinde oynamasını engelliyoruz, sabitliyoruz.


Eğer gazoz kapağı seçtiyseniz şimdi sıra içini hazırlamakta. Eğer düğme seçtiyseniz zaten güle güle kullanın, işiniz çoktan bitti. Eğer yetersiz geldiyse etrafına ip, yün yapıştırarak, ya da üzerinden simli boya ile geçerek süslemeyi de deneyebilirsiniz. Sizin yeteneğinize kalmış. Kapaktan devam edecek olursak, ben bu işe bugün giriştiğimden fotoğraf bastıracak imkanım olmadı, kendim çizdim geri dönüşüm işaretini. Ama sizler bastırırsanız daha muntazam olur elbette. Kağıdı yapıştırmadan önce bir tarafı yapışkanlı şeffaf kap kağıdı ile kaplayalım ki elimizdeyken ıslanırsa biraz daha korunaklı olsun yüzük.


Kapladıktan sonra da kapağımızın içerisine yapıştırıyoruz, ister uhu ister silikon ile, kurumaya bırakıyoruz. Ben ilk uhu kullandım, tutmadı, sonra silikon kullandım. Tıpkı uhu tüpü gibi tüpte silikon bulmak mümkün. Ben onları kullanıyorum.


İşte yüzüğümüz de bu şekilde, umarım beğenmişsinizdir. Güle güle kullanın.

Hediyeyi güzel yapan kendinden bir şey katmaktır.

Kardelen