İlginç Zumbaralı: Derya Kaya

Eylül 9, 2011

Derya Kaya öğrencilik yıllarından itibaren bir sivil toplum gönüllüsü ve aktivisti. Dahil olduğu birçok farklı projenin yanısıra önceki senelerde sokaklarda şenlikler düzenleyen Hangar’da gönüllülük yaptı. Şu anda TÜSEV’de tam zamanlı iletişim koordinatörü.

Bu kadar çok gönüllü işin içerisinde olunca kendi kendini motive etmek zor olmuyor mu?

Ben üniversitede yaptığım stajlardan fark ettim ki, ben daha böyle yenilikçi, içinde yenilikçilik barındıran, gerçekten kendimi o iş için motive edebileceğim, benim için işin ötesinde başka da bir değer kazandıran, yani para kazanmanın ötesinde küçük bir fark yaratabileceğimi hissettirebilecek birşey arıyormuşum, o yüzden sivil toplumda çalışmak beni çok mutlu ediyor. Bu bir kanına girdi mi zaten devamı geliyor.

Neden zumbara dünyasındasın?

Fikir çok cezbedici.. insanların birbirlerine zaman ayırmaları ve bunun üzerinden bir ilişki geliştirmeleri, tek değerin zaman olması. Bir de zumbarayı sevenler aslında büyük ihtimalle benim de seveceğim insanlar olacak, bu insanlarla tanışmak isterim.

Zumbaradaki arz ve taleplerin neler?

Aslında çok yeniyim zumbarada. Sivil toplumda çalışmak nasıl birşey, ne yapmamız lazım, arkadaşlarım, arkadaşlarımın arkadaşları ve başka şekillerde bana ulaşanlardan çok duyduğum bir istekti. Ben de o yüzden sivil toplumda çalışmak isteyenlere nelere dikkat etmeliler, ne yapmalılar, öğrencilik yıllarından itibaren neler yaparlarsa sivil toplumda iş bulma şansları artar, sivil toplum kuruluşları nasıl eleman istihdam eder, nelere dikkat eder, bunları anlatabilirim diye düşündüm. Artık yavaş yavaş üniversitelerde kariyer günlerinde de yer alıyor sivil toplum kuruluşları.

Zumbara ile nasıl tanıştın?

Hangar sebebiyle tanıştım. Zumbara ile Hangar’ın kesişme noktaları olabileceğini düşünmüştük, hem Zumbara nasıl Hangarın içinde yer bulur, hem de Hangar Zumbaranın içerisinde nasıl yer alabilir diye bir beyin fırtınası yapmıştık. O zaman katılmamıştım, daha hazırlık aşamasındaydı, site açılmamıştı bile. Daha sonra sosyal alanlarda çalışan insanlar zaten küçük bir dünyada yaşadığı için karşılaştık tekrar. Ben de dahil olmak istedim.

O zaman Hangardan bahsedelim biraz…

2008’de hangarcılarla tanıştım, yaklaşık 2 sene onlarla gönüllülük yaptım. Özellikle kamusal alanda çalışan genç sanatçıların desteklenmesi ve onlara bir platform sağlanması ile ilgili çalışan bir kuruluştu. Hangar hiçbir hiyerarşisi olmayan, orada olmak isteyen herkesin gelip katılabileceği, fikrini söyleyebileceği, etkinliklerde insiyatif alabileceği çok özgür bir alandı.

Neler yapıyordu Hangar?

3 yıl boyunca her yıl Galata Tünel bölgesinde sokak festivali yapıldı. Son 2 sene uluslararası boyutu vardı, yaklaşık 50 tane gönüllü 3 gün boyunca sabahın erken saatlerinden yine sabahın erken saatlerine kadar neredeyse 24 saat boyunca çalışarak böyle bir iş çıkarıyorlardı. İstiklal caddesinde canlı müzik yapılan sahne vardı bir sefer. Onun dışında birçok ara sokakta atölyeler oluyordu, tünel meydanında sergiler, atölyeler, performanslar… Çocuklar için ritm atölyeleri, göçmenlere sanat atölyeleri yaptık. Bu sokak festivallerini Hangar organize ediyordu, onun dışında bir sürü sokakta yapılan etkinliği de. Çünkü Hangarın şöyle bir yaklaşımı vardı: Sanat,  toplumsal hareketlerle iç içe de ilerleyebilir ve toplumsal katılım ile sanat daha fazla birleşebilir.

Siz Giresun’a da gitmiştiniz değil mi orada da bir şenlik yapmak için?

Evet,  şenlikler dolayısıyla bir sürü insan Hangarı tanımaya başladı ve orada birşeyler yapmamızı istediler. Orada yayaların kullandıkları bir sokak, aynı şekilde “sokakta şenlik var” formatında sanatçıların sokakta performans gösterebilecekleri sergi açabilecekleri hem de sokaktan geçen herkesin katılabileceği ve birşeyler üretebileceği bir şenlik yaptık.

Başka bir yerde bir etkinlik yaptınız mı?

Mesela Moda’da bir yılbaşı partisi yaptık bir sefer. Bir akşam çok spontane, hiç izin filan almadan bir yılbaşı partisi yaptık. Şenlik için basın duyuruları filan yapıyorduk, birçok gazetede yer alıyorduk. Bu sadece tek akşamlık bir etkinlikti, bunu sadece kendi gönüllülerimize, kendi ağımıza duyurduk.

 Yorgunluğunu da hissetmez insan böyle zamanlarda…

O an ne hissettiğin önemli değil, dönüp baktığında ne hissettiğin önemli, iyi şeyler mi hatırlıyorsun kötü şeyler mi hatırlıyorsun… yani muhakkak o sırada iyi şeyler de oluyor kötü şeyler de oluyor, tatsız anlar da oluyor, keyifli anlar da, yorgun olduğun anlar da oluyor. İnanılmaz yoruluyorsun, özellikle şenlik dönemi deli bir dönem oluyor, inanılmaz bir tempo, inanılmaz bir özveri, neredeyse aç, susuz, yorgun, uykusuz filan hepsi bir arada oluyor. Yani niye yapıyoruz bunu deli miyiz çünkü hiçbirimizin hiçbir çıkarı yok bundan.. ama yani hani o duyguyu seviyorsun.. o şenlik bittiği o pazar akşamı narmanlı hanın önünde -işte narmanlı handa video projeksiyon yapılmış, insanlar sokakta eğleniyorlar istiklal caddesinde- içinde yer aldım, ben buna katıldım diyorsun. Düşünüyorum da, bir imkansız başarılmış. Çok küçük sponsorluklarla, çok düşük bütçelerle bu işlerin başarılması inanılmaz.

 

Hangarın tekrar işler olması için ne yapmak gerekir sence?

Şu anda Hangar derneği resmi olarak kapandı ancak Hangar sonuçta bir tüzel kişiliğe ihtiyaç duymuyor, birşeyler yapmak istiyorsak yine yapabiliriz, sadece insanların mobilize olması gerekiyor ve ortada onları mobilize edecek bir fikir, bir amaç, bir düşünce birliği olması gerekiyor.

Hangar geri dönse keşke! Biz yakından takip ediyorduk etkinliklerinizi. Neyse, biz senin zumbara tecrübene geri dönelim. Zumbarada ne yapacağını bilmeyen birine ne önerirsin?

Bence zumbara için yepyeni birşey üretmeye veya yeni bir beklenti oluşturmaya gerek yok. Şu anda insanlar senden ne talep ediyor… Mesela arkadaşların sana sürekli nereye gitsek diye fikir mi soruyorlar ya da ya da senden birşey organize etmeni mi istiyorlar… yani sosyal hayatında neler yapıyorsan, arkadaşların senden neler istiyorsa, en çok hangi taleple sana geliniyorsa onu belirtmek en doğrusu gibi geliyor bana.

Hiç servis değişimi yaptın mı zumbarada?

Arzıma bir talep geldi ama zaman konusunda anlaşamadık henüz.

Zumbarada hangi arzı görmek istersin?

Gördüğüm kadarıyla zaten inanılmaz bir çeşitlilik var, çok fazla dil, her şehirde kalacak yer.. çiçek yetiştirme ilgili birşey ilgimi çekebilir.

İnsanların hangi davranışlarını gördüğün zaman kendini iyi hissediyorsun?

Sanırım karşılıksız birşeyler yapabildikleri zaman hoşuma gidiyor, hiçbir karşılık beklemeden.. Hangardayken de birisi şunu söylemişti, şenlikten sonra bir değerlendirme toplantısı yapıyorduk.. ” Ben ilk kez hayatımda birbirini tanımayan insanların böyle bir araya gelip karşılıksız birşeyler için çalıştıklarını görüyorum, o yüzden de kesinlikle burada kalmaya devam edeceğim..” bu beni çok mutlu etmişti çünkü karşılıksız sevgi, karşılıksız emek sadece sanki anne-çocuk veya baba-çocuk ilişkisinde olacak birşey gibi görülüyor, halbuki bunun dışında da sırf insan kendini iyi hissetmek için de karşılıksız birşeyler yapabilir.

En son ne zaman kendini çok iyi hissettin?

İlginç bulunduğumda. Beni mutlu etti gerçekten ilginç bulunmak çünkü çoğu zaman sivil toplumda çalışıyorum dediğimde pek ilginç bulunmuyorum, hatta sıkıcı bulunuyorum çünkü pek kimse ilgilenmiyor genelde sivil toplumla.. o yüzden bu beni mutlu etti.. İyi ki varsın zumbara!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: