“Bir Silgi Bir Kalem” Projesi
Ocak 12, 2012
Teknolojinin sosyal değişim odaklı kullanımı giderek artıyor. Fiziksel olarak farklı mekanlarda bulunuyor da olsak, farklı dilleri konuşuyor da olsak, inandığımız bir fikre destek verebilme ve içinde yer alabilme araçları var artık elimizde. Bu, bireyin gözü önündeki sorumluluklarını daha iyi görebilmesini sağlamakla beraber, bireyleri güçlü de hissettiriyor. Bu küçük davranış değişiklikleri yavaş yavaş başka türlü bir kültürü de beraberinde getiriyor: Birbirimize destek olma ve paylaşım kültürünü.
Bunun iyi örneklerinden olduğunu düşündüğümüz bir projeden bahsedelim istedik. Projenin adı “Bir Silgi Bir Kalem. Desteğe ihtiyacı olan okullarla, destek olmak isteyenleri online bir platformda buluşturan bir proje. Ne şekilde destek olmak istediğinizi projeleri inceleyerek kendiniz seçebiliyorsunuz. “Herşey bir silgi bir kalem ile başlar diyerek yola çıktık. Küçük yardımlarla eğitim kalitesinde büyük farklar yaratabiliriz. Her çocuğun iyi koşullarda eğitim görmeye hakkı var.” diyor proje ekibi.
Proje, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından destekleniyor ve maddi yardım almıyorlar. İhtiyaç duyulan ürünler öğretmenler tarafından sisteme giriliyor, bağışçılar tarafından satın alınıyor ve okullara gönderilip demirbaş olarak kayıt altına alınıyor. Amerika’da Oprah’ın tanıttığı donorschoose.org modelini Türkiye’ye uyarlanmış başarılı bir örneği. ”Biz bize yeteriz” anlayışının başka bir yönden dillendirilmiş hali. Biz bu projeyi çok sevdik, www.birsilgibirkalem.org adresinden okulunuzu kayıt edebilirsiniz veya şimdiye kadar girilmiş projeleri inceleyebilirsiniz.
Bir Silgi Bir Kalem’i takip etmek için:
Geri Dönüşüm Yüzüğü
Aralık 27, 2011
Ben Kardelen, ve yine karşınıza basit malzemelerle yapabilceğiniz bir aksesuarla çıkıyorum.
Bu sefer konumuz yüzük yapımı. İsterseniz bir düğmeyi yüzüye çevirebilirsiniz, isterseniz gazoz kapağı kullanarak daha yaratıcı bir şeyler yapabilirsiniz, ben size ikisini de anlatacağım.
Malzemeler:

-> Tel. Boncuk satan yerlerden bulmanız mümkün, belki evde bir kablonun içini soyarak bile gerekli teli elde edebilirsiniz.
-> Japon yapıştırıcısı
-> Düğme ya da gazoz kapağı
-> Gazoz kapağı kullanıyorsanız eğer, bir tarafı yapışkanlı şeffaf kap kağıdı, içine koyacak bir fotoğraf ya da çizim, uhu ya da silikon
-> Dikiş ipi, tercihen naylon ip (kopmaması açısından)
-> Ve elbette bir de makas.
Nasıl Yapıyoruz?
İlk olarak telimizi alıp yüzüğü takmayı düşündüğümüz parmağımızın çevresine doluyoruz bir kaç tur, eğilip bükülmeyeceğine inanana kadar. Eğer hediyeyi başkasına yapıyorsanız o kişinin orta parmağını hedef alarak kendi parmağınızla ayarlamayı deneyebilirsiniz. Orta parmağına olmazsa bir küçük parmak olan yüzük parmağı ya da bir büyük olan işaret parmağı gibi B planı seçenekleriniz olmuş olur. Parmağımız etrafında doladıktan sonra telin iki ucunu da kendi çevresinde dolandırıyoruz ki teller birbirlerinden uzaklaşmasınlar, bir arada dursunlar.

İkinci olarak, eğer düğme ile yapıyorsak süper, kendinden delikleri vardır ve dikiş ipini düğmenin deliklerinden, yüzüğün de içinden geçirerek ikisini birbirine bağlayabiliriz. Bir kaç tur fazladan atın ki bir yere takılırsa kopup düşmesin. Ama eğer düğme ile yapmıyorsanız, ve gazoz kapağı ile yapmaya karar vermişseniz, kapağa iki minik delik açmanız gerekecektir. Ben bu delikleri matkap ile açtım. Önce kapağın üzerine bir çivi koyup çekiçle bir iki darbe vurup yer yaptım kapakta iki tane, sonra da matkapla deldim oraları. (Daha doğrusu sağolsun babam deldi, ben matkaplardan korkuyorum da biraz). Eğer sizin matkapla delme gibi bir olanağınız yoksa ince bir çivi ve çekiç ile şansınızı deneyebilirsiniz. O da olmazsa, ve illaki gazoz kapağı ile yapmak istiyorsanız, doğrudan japon yapıştırıcısıyla tele tutturmayı deneyebilirsiniz. Ben denemedim, dayanıklılığını bilmiyorum. Şimdi aynen gazoz kapağımızı da düğmeyi anlattığım gibi sabitliyoruz iple tele. (İpi iğneye geçirip bağlamanızı tavsiye ederim, daha pratik oluyor). Sabitledikten sonra da üzerine bir iki damla japon yapıştırıcısı damlatıyoruz, böylece ipin açılmasını ya da düğmenin/kapağın üzerinde oynamasını engelliyoruz, sabitliyoruz.

Eğer gazoz kapağı seçtiyseniz şimdi sıra içini hazırlamakta. Eğer düğme seçtiyseniz zaten güle güle kullanın, işiniz çoktan bitti. Eğer yetersiz geldiyse etrafına ip, yün yapıştırarak, ya da üzerinden simli boya ile geçerek süslemeyi de deneyebilirsiniz. Sizin yeteneğinize kalmış. Kapaktan devam edecek olursak, ben bu işe bugün giriştiğimden fotoğraf bastıracak imkanım olmadı, kendim çizdim geri dönüşüm işaretini. Ama sizler bastırırsanız daha muntazam olur elbette. Kağıdı yapıştırmadan önce bir tarafı yapışkanlı şeffaf kap kağıdı ile kaplayalım ki elimizdeyken ıslanırsa biraz daha korunaklı olsun yüzük.

Kapladıktan sonra da kapağımızın içerisine yapıştırıyoruz, ister uhu ister silikon ile, kurumaya bırakıyoruz. Ben ilk uhu kullandım, tutmadı, sonra silikon kullandım. Tıpkı uhu tüpü gibi tüpte silikon bulmak mümkün. Ben onları kullanıyorum.

İşte yüzüğümüz de bu şekilde, umarım beğenmişsinizdir. Güle güle kullanın.
Hediyeyi güzel yapan kendinden bir şey katmaktır.
Kardelen
#saatoldu2012
Aralık 26, 2011

- “#saatoldu2012 insanlar hala kullanmadıkları muslukları açık bırakıyorlar, temiz su boşa akıyor. İnsanların bu yıl küresel ısınma konusunda daha bilinçli olmalarını istiyorum.”
- “#saatoldu2012 @BeynimKonusuyor hala sigarayı bırakmadı, yeni yıla girerken artık daha sağlıklı bir insan olmasını istiyorum.”
- “#saatoldu2012 ve hala dünyada ırkçılık yapılıyor, hepimizin barış içerisinde yaşadığı bir dünya istiyorum.”
- “#saatoldu2012 @örnekbirtwitteraccountuuydurdum seni çok seviyorum ve bu yılı da seninle geçirmek istiyorum.”
Zumbara Ekibi Büyüyor
Aralık 24, 2011

İsmim Kardelen. Boş zamanım diye adlandırdığım zaman dilimi, yapmam gerekenlerden geriye kalan kısımdır, ama hiç bir zaman boş değildir. Çalışmam gereken derslerim ve yapmam gereken diğer işler bitip de elimde “boş zaman”ım kaldığında sürekli kendime faydalı işler yapmaya çalışırım. Bunlar gerek internetten belgesel izlemek olabilir, gerek etaminden iPod kılıfı, ya da arkadaşıma doğum günü hediyesi kitap arası yapmak olabilir. Sürekli bir şeyler okuyup öğrenmeyi severim, ders çalışmaya mola verdiğimde kitap okumaya geçerim, kitap okumaya mola verdim mi takı yaparım, ama asla boş durmak istemem. Kısaca lafı şuraya getirmek istiyorum, ben bu sebeplerden dolayı Zumbaraya katıldım. Aldığım mailden sonra Zumbara sitesine kayıt oldum ve adeta aşık oldum kendisine. Ben öğrenci halimle “Nasıl ucuza yoga öğrenebilirim?” “Resim yapmayı kitaptan öğrenmek çok mu zor olur?” gibi sorularla boğuşurken bu site bana matematik derslerinde öğretilmeyen ama derste öğretilenlerden çok daha değerli bir denklem sundu:
1=1
Ben insanlara yardım ettikçe insanlar da bana yardım edecekmiş. Ben onlara fotoğraf çekmeyi öğretecekmişim karşılığında da üç top çevirmeyi öğrenecekmişim. Ya da İngilizcelerini geliştirmelerine yardımcı olunca biri de bana Japon kılıç sanatını anlatacakmış. Ben ne kadar zamanımı verirsem, ben de o kadar zaman alacakmış.
Mükemmel!
Şimdi ben de Zumbarayla birlikte çalışıyorum. Böyle bir oluşumun parçası olmaktan da mutluluk duyuyorum. Özellikle twitter ile ilgileniyorum (@zumbaradan) ama genel olarak da sürekli aklımın bir köşesinde Zumbara. Nasıl hep beraber daha güzel bir hale getirebiliriz Zumbarayı diye düşünüyorum. Sürekli arkadaşlarıma öneriyorum, yakında kimleri Zumbaralı yapacağımı aklımda listeliyorum, tanımadığım insanların eskrim yaptığını öğrendiğimde ya da ingilizcelerini geliştirmeye çalıştıklarını duyduğumda doğrudan sitenin adresini en yakın kağıt parçasına yazıyorum. Mutluluk paylaştıkça çoğalır diyoruz ya, Zumbara da paylaştıkça güzelleşir aynı şekilde.
Sizlerle beraber bu güzel siteyi paylaşmaktan çok mutluyum, benimle iletişime geçmeyi dileyeniniz olursa buyrun Zumbara profilim burada.
Hepinize huzur ve mutluluk diliyorum.
Tanıştığıma çok memnun oldum.
Kardelen Ergin






